1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2010/6536 E., 2011/1033 K.

Yargıtay 24.02.2011 Sayı: 2010/6536 E. - 2011/1033 K. 7. Hukuk Dairesi

7. Hukuk Dairesi 2010/6536 E. , 2011/1033 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Dava derneğin feshi istemine ilişkindir.

Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanan davaname kapsamına göre, davalı dernek tarafından organize edilen Şanlıurfa İli ... Düğün Salonu'nda konserde bölücü ve yıkıcı ifadeler içeren sloganlar atıldığı, derneğin bu haliyle amacının ahlaka aykırı hale geldiği ileri sürülerek feshi istenmiştir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemiştir.

Bir derneğin kapatılabilmesi, o derneğin suç sayılan eylemlerin kaynağı haline geldiğinin süregelen ve birden çok eylemin varlığının saptanması halinde mümkündür. Ancak o takdirde dernek kurucularının asıl amacının dernek faaliyeti olmayıp dernek adı altında suç işlemeye veya ahlaka aykırı çalışmalar yapmaya yasal zemin hazırlamak olduğundan söz edilebilir. Dernekte bir kez yapılan aramada ele geçirilen suç aletinin varlığı veya dernek başkan ve üyelerinin bireysel nitelikte suç işlemeleri durumu derneğin kapatılması için yeterli neden kabul edilemez. Öte yandan bir tüzel kişi olan dernekler ancak organları olarak hareket eden gerçek kişilerin fiillerinden sorumlu olurlar.

Temyize konu davada ise; davalı dernek tarafından organize edilen konsere bir siyasi partinin ilçe belediye başkan adayı ile sendika temsilcilerinin katıldığı bu toplantı sırasında bölücü mahiyette sloganlar atıldığı anlaşılmaktadır.

Davaya dayanak gösterilen eylem nedeniyle dernek yöneticilerinin yargılanması söz konusu olmadığı gibi, suça konu eylemlerin yeri dernek merkezi dışında kalmaktadır.

Bu haliyle Davanameye konu edilen eylem, davalı derneğin bu suçun "kaynağı" haline geldiğini göstermeye yeterli kabul edilemez. Nitekim, Anayasa Mahkemesi de benzer hüküm taşıyan, Siyasi Partiler Yasasının 103. maddesindeki "kanunsuz siyasi faaliyetlerin mihrakı olmayı suçun kesif şekilde işlenmesi, birden fazla mahkumiyet,..." şeklinde yorumlamıştır. (Anayasa Mahkemesinin 14.7.1993 tarihli, 92/1-93/1 sayılı kararı) Açıklanan bu olgular gözetildiğinde davalı derneğin kapatılma isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmesi isabetsiz, davalının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı