10. Hukuk Dairesi 2011/14618 E. , 2012/25780 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2010/628-2011/244
Dava, Kurum tarafından iptali edilen hizmet sözleşmesine dayalı sigortalılık sürelerinin geçerli olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere ve özellikle, davacının, ortağı olması nedeniyle çalışmalarının vekalet ilişkisine dayalı olduğu limited şirketten 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı bildirilip primleri ödenmiş olan davaya konu sigortalılığın geçerli olmayacağına ilişkin Mahkemenin kabulü yerinde ise de; 01.09.1991 tarihi ve öncesinde de Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olarak tescilinin bulunduğu hususu ile; 5458 sayılı Kanunun 16. maddesinde, “8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile 506, 1479, 2925 ve 2926 sayılı kanunlardan birine tâbi sigortalı iken, aynı sürede bir diğer sosyal güvenlik kurumuna, adına prim ödendiği anlaşılan sigortalılardan yersiz tahsil edilen prim asılları, sigortalı ya da hak sahiplerinin talebi, T.C. Emekli Sandığı bakımından ayrıca kurumların da talebi halinde işsizlik sigortası primi hariç olmak üzere hizmetlerin çakıştığı sürede prim borcu aslına mahsup edilmek üzere en geç 6 ay içinde tâbi olması gereken sosyal güvenlik kurumuna devredilir. Çakışan hizmet süresine ilişkin devredilen miktarın prim borcu aslını karşılamaması halinde, bakiye prim borcu ilgili kanun hükümlerine göre sigortalıdan … tahsil edilir…” düzenlemesi değerlendirildiğinde, uyuşmazlık konusu süreler yönünden limited şirket ortaklığı nedeniyle 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılabileceği; Ancak, bu aşamada uyuşmazlığın, 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığın geçerli olduğunun tespitine yönelik olması nedeniyle, bu hususun eldeki davada değerlendirilmesinin mümkün bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.